10 Aralık 2022 Cumartesi

Avrupa Krizi


 

Önce Fransa’da cami ve derneklerin kapatılması ve imamların gönderilmesi.Ardından Yunanistan’ı sarsan tele kulak sıkandalı.Sonra Almanya’da darbe teşebbüsü ve büyük tutuklamalar.Şimdide AP Başkan Yardımcısının evinin basılması,İtalyan vekilin eşi ve kızının tutuklanması gibi olaylarla Avrupa’nın bir türbülansa girdiği görünüyor.

Bütün bu olup bitenleri nasıl okumalıyız.Demokrasi hukuk ve şeffaflık konusunda dünyaya model olma iddiasındaki Avrupa ya neler oluyor. Darbe iddiaları gözaltılar,tutuklamalar Demokratik Avrupa imajını nasıl etkiliyor 

11 Eylül 2001 ikiz kulelerin teröristler tarafından bombalanmasıyla birlikte Amerika’nın dünyada başlattığı operasyonlar göçmen ve mülteci karşıtı kullanılan dil öncelikli olarak Avrupa’yı esir aldı.. Avrupa da dil otoriterleştikçe ,siyaset otoriterleşti,medya otoriterleşti toplumun daha otoriter liderlere olan ilgisini arttırdı. Bütün bu süreç otoriterleşme eğilimini meşrulaştırdı. Müslüman ve göçmen karşıtlığı üzerinden meşrulaştırılan bu otoriter dilin Avrupa’yı zehirlediği Fransa,Almanya,İtalya ve Brüksel örneklerinde görülmektedir.

Ben büyük Avrupa krizinin başında olduğumuzu ve bu krizi Amerika’nın 11 Eylül üzerinden Avrupa’nın başına bela ettiğini,Avrupa krizini derinleştirecek ikinci büyük hamlesinin Rusya Ukrayna Savaşı olduğuna inanıyorum.. Ukrayna,Rusya Savaşının etkileri Avrupa’da her geçen gün daha derinden hissedilmekte daha çok etkilenmekte ve en çok da göçmen Müslüman gerilimini arttırmaktadır.Amerika’nın istediği olmaktadır..

Büyük Avrupa krizini doğru okuyacak liderlerden yoksun olan Avrupa kriz karşısında büyük bölünmelere ve mikro milliyetçiliklere kayabilir..Son olaylar bu eğilimin ip uçlarını vermektedir 

Ali Gedikoğlu 

8 Aralık 2022 Perşembe

5 Aralık 2022 Pazartesi

Yeni Arayışlar-11


 Yeni arayışlar başlığı altında on gündür yazılar yazıyorum. Ve bazı tesbitler yaparak önerilerde bulunuyorum. Temsil ve tesirin hakkıyla gerçekleştirilmesi için başlattığımız fikri arayışlarının önündeki engeller nedir, bugün onlara değinelim

1-Avrupalı Müslümanlar arasında 1980’ler den başlayıp 2000’li yılların başına kadar süren “yeniden uyanış” dönemi bir medeniyet tasavvuruna dönüştürülemeden durduruldu ve donduruldu. Özellikle 11 Eylül 2001 ikiz kuleler terör eylemi bu durdurulmanın miladi olmuştur.Bu durdurulmanın sonucunda Avrupalı Müslümanlar camilere hapsolmuştur

2-11 Eylül 2001 den sonra özellikle Avrupa ülkelerinde çıkarılan yeni yasalar medyada kullanılan dil ve Avrupa kamuoyunda oluşturulan iklimle Müslümanların kendi kimlik ve medeniyet tasavvurularından beslenerek ve Avrupa değerleriyle sentezleyerek yeni bir iddia ortaya koymalarının önüne geçilmiştir.

3-Fransa Müslümanları başta olmak üzere Avrupalı Müslümanlar cami derneklerinin dışında teşkilat lanmayı çok sınırlı sayıda girişimle denemiş olsada başarılı olamamıştır. Bu denemelerin en başarılılarından Ccif ve Baraka City in varlığına bile tahammül edilmemiş ve herhangi bir şiddet olayını teşvik etmemiş ve karışmamış olmalarına rağmen bu dernekler kapatılmışlardır

4-Cami derneklerinin lokalleri kürsüsü minberi cuma ve bayram namazlarıdaki buluşmalar dışında Avrupalı Müslümanların kendilerini ifade edebilecekleri bir araya gelebilecekleri düşünebilecekleri hayal kurabilecekleri hiçbir zemin bulunmamaktadır. Bu alternatifsizlik en büyük handikaptır..Yeni çıkan yasalar her şeyi daha imkansız hale getirmiştir 

5-Cami dernekleri çalışmalarının dışında insan hakları sendikal faaliyetler ve özellikle medya radyo televizyon alanında  dişe dokunur hiçbir gelişme olmamıştır.Dolayısı ile milyonlarca insan  kendilerini ifade edebilecekleri platform olmadığı için sessizliğe gömülmüştür.

6-2000 lerden itibaren hayatımıza giren sosyal medya Internet ve hızla tüketim toplumu olmaya yönelmemiz bireyselleşmeyi beraberinde getirmiştir..Bireyler tik tok instegram,facebook da egolarını tatmin edecek kadar görünüyor ve görüyorlar.Başka toplumsal bir çabaya ihtiyaç duymuyorlar.Artık Avrupalı Müslümanların ekseriyeti dünyanın diğer yarısında olduğu gibi haz toplumunun bir parçasıdır.Toplumsal geleceğimizi önceleyen ve özgün  projeler önerenler neredeyse bir elin parmakları kadardır.Onlarında sesi çok cılızdır..Kişisel kariyer planlamaları yapanlar toplumsal planlama yapanların çok önündedir

7-Artık uyarılmayan,uyarılsa bile egosuna aşık bir toplumsal gerçeklikle karşı karşıyayız..Elbette sesimizi duyurmak için çok daha fazla çalışmalıyız.Ancak göstergeler bu toplumsal körlüğün sağırlığın ve gafletin daha büyük sosyal ve siyasal krizlerle çözebileceği gibi bir kanaatle bizi ümitsizliğe sevk etmektedir .Aklı selimin ve sağ duyunun hakim olması için canla başla çalışmaya çözümün demokratik temsil ve tesirden geçtiğini anlatmaya devam edeceğiz..Demokratik katılım ve Temsilin oluşturacağı tesir  Avrupa krizinin önünü açacak tek sihirli anahtardır.Demokratik katılım ve temsili zorlaştırmak hatta imkansızlaştırmak Avrupa’ya yapılan en büyük kötülüktür.Avrupa barışı ve birliği için bu engelleri kaldırmak için sağcı solcu ekolojist ve göçmen kökenli yurttaşlar olarak büyük dayanışma göstermeliyiz.Tarih bizden bu dayanışmayı bekliyor 

Ali Gedikoğlu 

4 Aralık 2022 Pazar

Yeni Arayışlar-10

Temsil ve tesir  niçin önemlidir.Çünkü kendi geleceğimizle ilgili doğrudan aracısız sorumluluk almaktır.

Karar alma süreçlerinde eşit ve adil temsil edilmektir.Eğer bu karar alma süreçlerinde eşit ve adil temsil edilmezsek bizim adımıza bir başkaları karar alır ve biz sadece bu kararları uygulamak zorunda kalırız.Tıpkı son iki yıldır yaşadıklarımız gibi..

Göçmen kökenli yurttaşlar ,örgütsüz ve zayıf toplumsal gruplar temsilden dışlanmış gruplardır.Bu gruplar Fransa toplumunun en az 3/1’ini oluşturmaktadır ve çok büyük bir gruptur.Ne yazıkki mevcut düzen partileri bu grupları yok sayarak siyaset yapmaktadır.

İki yıl önce Sayın Cumhurbaşkanı Macron tarafından ayrılıkçı Müslümanlar kavramı üretilmiştir .Bu rastgele üretilmiş bir kavram değildir ve aynı zamanda gerçekçi bir kavram da değildir .Ayrılıkçı Müslümanlar yasası ve kavramı günün birinde bu büyük kalabalıkların siyasal olarak Demokratik örgütlenmesinden çekindikleri için çıkartılmış bir kavramdır..Göçmen kökenli yurttaşlar başta olmak üzere,ezilen dışlanan grupların siyasal talepleri bastırmak hatta korkutmak için üretilmiş kavramlardır..

Siyasal taleplerin önüne kurulmak istenen korku duvarının adıdır..Halbuki güçlü,sağlıklı,demokratik toplum tüm renklerin ve farklı kesimlerin demokrasi içinde eşit temsil edildiği toplumlardır.Ve bizim tek amacımız o topluma ulaşmak için çalışmaktır 

Temsil ve tesirin önüne konulan ve konulmak istenilen engeller iyi görülmelidir.Bunlar görüldüğü oranda üstlenin sorumluluğun ağırlığı doğru hissedilecektir.Bu yükün ağırlığı hissedilmeden çıkılacak yolculuklar bir önce ki yolculukta (2015-2017) yaşanılan hüsranları misliyle yaşatacaktır ..

O halde Temsil ve Tesirin önünde ki barikatları kaldırıp Fransa’da ki toplumsal dışlanmaya uğramış geniş kesimlerin temsilini sağlamak, barışmayı ve kucaklaşmayı gerçekleştirmek uzun ve zorlu maratondur..İşte bunun için samimi ciddi cesur yüreklere ihtiyaç vardır.. 

Fransa en radikal Reconquete gibi partilere alan açıyor ve siyasette temsil şansı veriyorsa sen çok daha fazla hak ediyorsun ..Çünkü büyük ve güçlü Fransa “Ayrışarak değil,Bütünleşerek büyüyecektir”Biz temsilden yoksun bırakılmış milyonların demokrasi içinde temsil edilerek Fransa ile kucaklaşmaksını istiyoruz 

Ali Gedikoğlu 





3 Aralık 2022 Cumartesi

Yeni arayışlar-9

 

Temsil ve tesir iddiasına omuz veren,sahip çıkan,çıkacak olan gençlerimiz,arkadaşlarımız geçmişte yapılan ve yaşanılan tecrübeleri gözden geçirerek,ders alarak ve o tecrübelere sahip çıkarak işe başlamalıdır.

Geçmişte yaşanmış ve tecrübe edilmiş konuları yeniden yaşayarak ve tecrübe ederek zaman,emek,enerji,insan ve para kaybedilmemelidir..

Örneğin sistem partileri ile mi devam edilmelidir,bağımsız mı hareket edilmelidir yoksa partileşilmelimidir. Bütün bu sorulara doğru cevap verilirse zaman para insan kaybetmeden yol alınmış olur..

Eğer Fransa siyaset tablosu temsilde Adalet şansı vermiyorsa ve tablo her geçen gün dahada daralıyorsa göçmen kökenli vatandaşlarımız başta olmak üzere temsilde adaletin mağduru işçi emekçi köylü milyonlarca ezilen insanların sesi olacak bir partileşme kaçınılmazdır..

Bu karar verildikten sonra uzun ince zorlu bir yolculuk için hazır olmak lazım

Tesir ve temsil için hepimiz bu yolun başındayız

Ali Gedikoğlu 

2 Aralık 2022 Cuma

Yeni Arayışlar-8

 Cesur yürekli kahramanlar bekleniyor 

Göçmen kökenli Fransa yurttaşlarının sorunları dondurularak dondurucuya konmuştur.. Onu oradan çıkaracak tartıştıracak,olgunlaştıracak ve bir çözüm olarak Fransa kamuoyunun önüne koyacak cesur yürekli kahramanlar bekleniyor.

Cesur yürekli kahramanlar bekleniyor 

Çünkü bu hiç kolay olmayacak.Fransa Siyasal ikliminin farklı seslere tahammülü yok. Farklı sesler İslamcı,Erdoğancı,cemaatçi,ayrılıkçı,ajan,piyon gibi kavramlarla suçlanarak,dışlanarak,ayrıştırılarak BASTIRILIYOR,SUSTURULUYOR..

Bunlara göğüs gerecek,sabredecek,azmedecek ve kararlılıkla yüreyecek HAKKI söyleyecek kadrolar  bu sisi dağıtacaktır.Onlar temsildeki boşluğu giderecekler ve siyasete tesir ederek göçmen kökenli yurttaşların dondurulmuş sorunlarını çözecektir

İster bağımsız,ister partilişerek veya varolan sistem partilerinden birine katılarak siyaset yapsınlar ama mutlaka kendileri katılarak siyaset yapsınlar..Siyasette ki misyonlarının dondurulmuş göçmen kökenli yurttaşların sorunlarına çözüm bulmak olduğunu unutmasınlar..

Göçmen kökenli Fransa yurttaşlarının sorunlarına odaklarınırsak bizi piyon,ajan,islamcı vs diye suçlayacaklar diye korkmasınlar..Bu korku sınırını geçmeden aşmadan özgür ve özgün siyaset yapmaları,temsil etmeleri ve tesirli olmalı mümkün değildir..

Genç adam..!!

Farklı seslere tahammülsüzlüğü aşmadan temsil ve tesir şansın yok 

Ali Gedikoğlu 



Yeni Arayışlar -7


Durum Tespiti 


Öncelikli olarak mevcut durumumuza ışık tutan  çok doğru bir teşhis koymalıyız. Doğru teşhiş koymadan,doğru tedavi mümkün değildir

Gerekçesi ne olursa olsun camilerin,derneklerin kapatıldığı imamların gönderildiği,kreş,kolej ve liselerin açılmalarının zorlaştırıldığı,açık olanların da devletten destek almalarının önünün tıkandığı bir süreç yaşıyoruz .


Tam bir tıkanmışlıkla karşı karşı karşıyayız. Bu tıkanmışlığın sorumlu siyasettir.Bunu açacak olan yine siyasettir.


Fransa Müslümanları bu çukurdan çıkmak istiyorlarsa siyasete yüzlerini dönmek zorundadırlar ..


Ali Gedikoğlu